Türkiye’nin İlk Otobüs Firmasının Kurucusu Pazaryerili Bir Girişimciydi
Bilecik‘in Pazaryeri ilçesi, Anadolu’nun en köklü ulaşım markalarından birinin doğduğu yer…
1901 yılında Pazaryeri’nin o dönemdeki adıyla Pazarcık köyünde dünyaya gelen Kâmil Koç, hayat mücadelesine küçük yaşta başladı ve Türkiye’de modern karayolu taşımacılığının öncüsü oldu.
İnönü ve Sakarya Meydan Muharebeleri yıllarında babasını kaybeden Kâmil Koç, Rüştiye ikinci sınıfta eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Henüz çocuk yaşta ailesine destek olmak için tarlada çalışan, askerlik dönüşü ise kendi ayakları üzerinde durmanın yollarını arayan Koç, “araçsız, teknolojisiz başarı olmayacağını” fark etti. Komutanının tavsiyesiyle o yılki mahsul parasını toplayarak bir Fiat şase aldı, üstünü ahşap ve tente ile kaplatarak yolcu taşımacılığına başladı.
İşte Türkiye’nin ilk otobüs firmasının temelleri böyle atıldı.
Kâmil Koç, dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insan sevgisiyle tanınan bir Anadolu beyefendisiydi. “Doğru sendeler, yıkılmaz; haram yedi sülaleden çıkar.” sözü onun yaşam felsefesini özetliyordu. “Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz.”, “At binenin, kılıç kuşananın.” diyerek çevresindekilere her zaman azmin ve emeğin önemini hatırlatırdı.
1943 yılında Austin Oto Bayiliği alarak büyük kazançlar elde etmesine rağmen, “Un değil, ün peşindeyim.” diyerek karayolu taşımacılığından asla vazgeçmedi.
Onun için kazanç, sadece para değil; dürüstlük, emek ve güvenin getirdiği bir itibar meselesiydi.
Kâmil Koç’un hayatı, Pazaryeri’nin mütevazı topraklarından çıkarak, Türkiye’nin dört bir yanına uzanan bir azim, inanç ve girişimcilik hikâyesi olarak bugün hâlâ ilham vermeye devam ediyor.
Bugün milyonlarca yolcuyu taşıyan Kâmil Koç markasının temelinde, Pazaryeri’nde doğmuş bir Anadolu evladının alın teri, vizyonu ve yüreği var.
Pazaryeri, bu topraklardan çıkan Kâmil Koç gibi öncülerle gurur duyuyor.
Onun hikâyesi, bir kez daha gösteriyor ki: “Doğruluk, çalışkanlık ve inanç varsa; küçük bir köy bile büyük hayallere yol olur.” Kamil Koç, 1975 yılında vefat etti.




